>Grillage Torte / Rokoko pastası / Krokanlı parfe

>
Yaz geldi!! Küçüğün okuma bayramı, yıl sonu gezisi büyüğün sbs sınavı, mezuniyet töreni, mezuniyet gezisi filan derken yazın ilk haftalarını geride bıraktık bile… Bugün artık haftalar öncesinden bahsettiğim grillage torte tarifini vereceğim. “Grillage” kelimesinin ızgara ile pek bir alakası yok. Avusturya’da pastacılık alanında krokant için kullanılan bir kelime. Macaristan’da da düğünler için hazırlanan bir tür krokan pastasına grillazstorta deniliyor. Fındık, Badem, Şeker ve kremadan hazırlanan krokan hafifçe ısıtılıp yumuşatılarak şekil veriliyor, kalıplarla kesiliyor ve pasta görünümünde kocaman heykellere dönüştürülüyor. www.grillazstorta.hu bağlantısında bu muhteşem sanat eserlerine göz atabilirsiniz. Gelinle damat da ellerindeki bıçağı pastaya vurarak karamel parçalarının kırılıp etrafa saçılmasını sağlıyorlarmış.. Ne kadar çok parça koparsa yeni evliler için o kadar çok mutluluk demekmiş. Kelimenin kökünün Avusturya’dan mı yoksa Macarca’dan mı geldiğini bilmiyorum gerçekten ama benim tarifimin kökü Almanya’nın Aşağıren (Niederrhein) bölgesi.
Geçtiğimiz haftalarda pastayı çeşitli tariflerle birkaç kez yaptım. İlk yaptığımda içindeki krokan malzemesi biraz az gelmişti bana, son yaptığımda ise krokant ve bezeleri abartıp fazlasıyla tatlı bir pasta elde ettim ama sonunda kendi karışımlarımdan makul bir tarif çıktı.
İncelediğim tariflerin bir kısmı malzemeleri kat kat yerleştiriyordu ama ben herşeyi birbirne karıştırmanın lezzet açısından daha iyi olduğunu düşünüyorum. Sıcak yaz günlerinde buzluğunuzda her an elinizin altında hazır bulunabilecek bu pasta hem sıcak bir öğleden sonra bir dilim pasta olarak hem de bir yemekten sonra ikram edilebilecek bir tatlı olarak düşünülebilir. Çocukluğumdan hatırladığım rokoko pastaların yanında bir de çikolata sosu verilirdi ben bu sosun tarifini de
Rokoko ve krokanlı parfe adlarını da başlığa ekledim ki pastanın anafikri konusunda bir fikir vereyim ama pasta aslında orjinal bir “Grillage torte”. Bu kadar önbilgiden sonra gelelim tarifimize;
Grillage Torte
Malzemeler
600 ml Krema (3 küçük paket’e denk geliyor)
200 gr Beze(pastaneden de alabilirsiniz ya da kendiniz yapmak isterseniz:neşeli mereg kurabiyeler bağlantısından benim tarifimi deneyebilirsiniz.
2 paket vanilya şekeri
200 gr çikolata(keyfinize göre sütlü yada bitter hatta fındıklı filan da olabilir.)
Krokan için:
100 gr şeker
100 gr kırık badem/kırık fındık/file badem/file fındık (hangisini isterseniz)

Çikolata sosu(isteğe bağlı)
200 ml Krema (1 küçük paket)
80 gr Bitter çikolata

Tarif
İşe krokan yapımı ile başlıyoruz. Yapışmayan bir tavaya 100 gr şekeri döküp altını açın, sürekli karıştırarak şekeri eritip karamelize olmasını sağlayın ve rengi sarardığında hemen badem yada fındıkları ekleyerek bir süre daha karıştırın. Bu arada şekerin yanmamasına dikkat edin çünkü şeker sarardıktan sonra çok çabuk yanabilir. Eğer yanlışlıkla şekeri yaktıysanız bence onu atıp yeni bir deneme yapın çünkü yanık şekerin oldukça acı bir tadı oluyor. Fındık/Bademleri ekledikten sonra biraz daha karıştırıp açık kahverengi karamelize bir kıvam elde ettiğinizde malzemeyi henüz sıcakken yağlı kağıt serdiğiniz bir tepsiye döküp biraz yayın. Krokan iyice soğuduktan sonra oklava ile üzerinden geçerek ya da keskin bir bıçak yardımı ile parçalayın ve kırıntılı bir krokan elde edin. Bu malzemeyi kavanoza koyup haftalarca saklayabilirsiniz. Pastaların arasında ya da bir top dondurmanın üzerinde de çok güzel oluyor.
Krokanımız hazır ise benzer yöntemlerle bezeleri de parçalayın ve beze kırıntısı elde edin. Çikolataları keskin bir bıçak yardımı ile ince ince doğrayın(damla çikolata da kullanabilirsiniz) hepsini bir kenara koyun. Şimdi iyice soğuttuğumuz kremayı mümkünse soğutulmuş metal bir kasenin içinde çırparak köpürtün içine vanilya şekerini ilave edin çırpmaya devam edin. Çırparken dikkat edin bazı kremalar fazla çırpıldığında tereyağına dönüşebiliyor:) yani çırpma süresini çok da abartmayın. Krema yaklaşık 1,5 misline ulaşıp katı bir kıvama geldiğinde yeterince çırpmışsınız demektir. Şimdi krokan kırıntılarını, beze kırıntılarını ve çikolata parçalarını da ilave edip bir kaşıkla karıştırın. İçine streç folyo yerleştirilmiş uygun boyutta bir kabın içine malzemeyi döküp üzerini de sıkıca kapatın ve derin dondurucuya atın. Birkaç saat sonra ikram edebilirsiniz.
Kremanın içine vanilya şekeri dışında hiç şeker konmaması kafanızı karıştırmasın çünkü içine ilave edilen bezeler ve krokan fazlasıyla tatlı bir lzzet yaratıyor. Daha az tatlı tercih edenler daha az beze kullanabilirler..Ama krokan malzemesini çok azaltmayın çünkü pastanın anafikri bu malzemede:)
Eğer çikolata sosu ile ikram etmek istiyorsanız bir küçük tencereye kremayı döküp kaynama noktasına kadar ısıtıp altını kapatın. Küçük parçalara ayırdığınız çikolataları içine atıp erimesini sağlayın. Arada karıştırarak soğutun ve buzdolabında üzeri kapalı olarak dinlendirin. Grillage Torta dondurucudan çıktığında bu sos ile beraber servis edin..
Ben sos yerine üzerine rende çikolata serperek servis yaptım.
Afiyet olsun!

Reklamlar

>Elmalı Kek – Gertrud / Apfelkuchen Gertrud

>
İşte yine tarifi aldığım kişinin adı ile dosyama giren bir tarif..Tante Gertrud annemin nefis pastalar yapan bir arkadaşı.. Daha önce de Elma rüyası için bana fikir annesi olmuştu. Şimdi de önce annemin sonra benim defalarca yaptığımız elmalı kek tarifini yazıyorum. Tariflerin ikisinin de elmalı olması tamamen bir tesadüf, aslında Tante Gertrud’un arşivinde çeşit çeşit yüzlerce tarif var.
Annem, Tante Gertrud ve diğer pek çok arkadaşı Türkiye’ye gelirken çeyizlerinde, Almanya’dan Türkiye’ye getirdikleri pek çok pasta tarifi vardı ve muhtemelen o yıllarda (60’ların 70’lerin Türkiyesi) Bursa’da pasta deyince bir tür pandispanyanın içine doldurulan margarinli bir krema dolgusu ile yapılan bir tatlıdan başka pek birşey bilinmiyordu. Bu hanımların getirdikleri tarifler çeşit çeşit idi ama o zamanların Türkiye’sinde Vanilin şekeri ve Kabartma tozu dışında(onların varlığından bile emin değilim) pasta yapmak için hiçbir yardımcı malzeme de bulunmazdı. İşte asıl maharet de burada başlıyordu:
Quark yerine süzme yoğurt ya da tatlı lor, Çikolata glazür yerine kakao,pudra şekeri ve margarin kullanmayı,Puding’leri nişasta ile hazırlamayı, Mandıradan aldıkları çiğ krema’yı sütle çırpıp nefis kremalar yapmayı(o yıllarda çiğ krema Bursa’da sadece Tereyağı yapmak için satılırdı!), Noel kurabiyelerinde kullanılan pek çok baharatı aktarlardan arayıp bulmayı başardılar. Zamanla pastanelerdeki pasta çeşitleri bizde de artmaya başladı. Bununla beraber Almanya’da yıllardır kullanılan tartjöle’nin, krema sertleştiricilerin, çikolata glazürlerinin, kuru mayanın, rom,badem, limon ve vanilya aromalarının ve daha benim bilmediğim aklıma gelemeyen pek çok malzemenin burada marketlerde satılır hale gelmesi çok uzuuun yıllar aldı.
Şimdi ise artık öyle bir zamanda yaşıyoruz ki ihtiyacımız olan her türlü malzeme bir tık’la elimizin altında. Annemlerin bir zamanlar valizlerinde getirdikleri ve yurtdışına giderken birbirlerine sipariş ettikleri malzemeler çeşit çeşit internet ve kargo imkanları ile kapımıza kadar geliyor.
Aşağıda tarifini vereceğim elmalı kek için ise hiçbir yardımcı malzeme gerekmiyor. Annem tereyağı yarine sıvı yağ kullanmayı tercih ettiği için 200 gr Tereyağı yerine 100 ml sıvıyağ(ayçiçek ya da mısırözü) kullanıyor. Ben de öyle yaptım ama ılıtılmış tereyağı ya da margarin de kullanabilirsiniz. Elmalı harç kekin ortasında kalıyor ve yumuşacık nefis bir kek oluyor.
Elmalı Kek – Gertrud
Malzemeler
Kek için
4 yumurta
150 gr şeker
1 paket vanilya şekeri
200 gr yumuştılmış Tereyağı ya da 100 ml sıvı yağ
200 gr un
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
Elmalı Harç için
750 gr mayhoş elma (granny smith ya da arapkızı)
1 limon suyu
2 çorba kaşığı şeker

Üzerine serpmek için bir çorba kaşığı pudra şekeri
Tarif
Elmaları soyup küpler halinde doğrayın. Limon suyu ve 2 kaşık şeker ile yaklaşık 10 dakika biraz yumuşayıncaya kadar pişirin ve bu harcı biraz soğuması için bir kenara koyun. Tarçın ve elma birlikteliğini sevenlerdenseniz pişirme aşamasında içine bir kabuk tarçın atıp sonra çıkarabilirsiniz ya da içinebir tatlı kaşığı tarçın ilave edebilirsiniz. Hatta işi abartıp içine kuş üzümü, ceviz ya da fındık ta ilave edebilirsiniz ama orjinalinde yok.
Harç malzemesi soğuyunca yumurtaları şeker ve vanilya şekeri ile iyice çırpın. Bu çırpma işlemini ne kadar uzun yaparsanız kekiniz o kadar yumuşak olacaktır. O nedenle hemen sıkılmadan uzun uzun çırpın lütfen. Yeterince çırptığınıza emin olduktan sonra önce yağınızı ilave edip çok az daha çırpın ve mikserinizi artık kapatın. Şimdi bir kapta un ve kabartma tozunu karıştırıp bir kaşık yardımı ile ya da mikserin tellerini kullanarak ama çırpmadan un karışımını yumurta karışımına yedirin ama mümkün olduğu kadar az karıştırın ve hamurda un topakları kaybolduğu anda karıştırmayı bırakın. Çünkü siz unu karışımı yumurtalara karıştırdıkça daha önceden yumurtaları çırparak elde ettiğiniz köpüklerin sönmesine neden olabilirsiniz. Oysa kekin yumuşak ve kabarık olması için bu köpüklere ihtiyacınız var. Şimdi yağlanmış kelepçeli bir fırın kabına hamurun yarısını döküp üzerine elmalı harcı dökün. Onun üstüne de tekrar kalan hamuru döküp 175 derecede yaklaşık 40 dakika pişirin. Üzeri hafifçe kızarmış olmalı.
Kek soğuduktan sonra üzerine bir tel süzgeç yardımı ile pudra şekeri serperek süsleyip servis yapabilirsiniz. Dipfrize atmak için de çok uygun bir pasta.(Pudra şekerini sonra koymanız gerekir)

>Çilek Rüyası

>
Haftasonunda minik Lara ile ziyaretimize gelen Emre ile Deniz’e hangi pastayı istersiniz diye sorduğumda daha Bursa’da yeni yemiş olmalarına rağmen “Elma Rüyası” cevabını verdiler.. Ama manavdaki çilekleri gördükten sonra Elma rüyası yerine onun biraz değiştirilmiş bir versiyonu olan “Çilek Rüyası” yapmaya karar verdik.
Daha önce mutfak dergilerinden birinde görüntü olarak buna benzeyen bir tatlı görmüş ve sunumu çok beğenmiştim. Bu tatlı için biz yaklaşık 1 kg çilek kullandık ama biraz daha az miktarda da kullanabilirsiniz. Artan çilekler için size bir fikir verebilirim:
Çileği ben pek seviyorum ve mevsiminde haftada 2 kez alıyorum ama alındığı gün tüketilmezse ertesi güne de kalmaması gereken pek narin bir meyve… Bu nedenle o gün yenmeyeceği belli olduktan sonra çilekleri çok az bir miktarda pudra şekeri ve birkaç damla limon suyu ile blender’dan geçirip çilek püresi elde ediyorum ve bu püreyi buz küpleri hazırlamakta kullanılan plastik kaplara koyuyorum. 2-3 saat sonra donmuş olan çilek küplerini bir buzluk poşetine ya da bir buzluk kabına koyup ağzını sıkıca kapıyorum. Bu şekilde elde ettiğim çilek küplerini dondurma sosu olarak, çilekli süt hazırlamak için ya da çilekli pastalar için kullanabiliyorum ve taze çilek lezzetinde oluyorlar. Küpler halinde olduğundan porsiyonları da uygun şekilde ayarlayabiliyorum. Bu fikir nedeniyle bu yazıya dipfriz etiketi koyacağım ama aşağıdaki tatlı dipfrize koymak için pek uygun değil:)
Malzemeler:
8-10 adet kedi dili bisküvi
1/2 bardak elma suyu
1 paket pastörize krema(250 ml)
250 gr süzme yoğurt
2 paket vanilya şekeri
3-4 çorba kaşığı pudra şekeri
1 kg çilek
1 muz
2- çorba kaşığı limon suyu

Tarif:
Çilekleri yıkayıp ayıkladıktan sonra muzu dilimleyip kararmaması için üzerine limon suyunu dökün.İyice soğutulmuş kremayı soğutulmuş bir kabın içinde önce düşük sonra yüksek devirde iyice çırparak köpürtün, vanilya şekeri ve pudra şekerini ilave ederek biraz daha çırpmaya devam edin. Süzme yoğurdu da katıp biraz daha çırpın ve bu aşamada tadını kontrol edin gerekiyorsa biraz daha pudra şekeri ilave edebilirsiniz..
Şimdi 6 adet büyükçe su bardağını alın (viski bardakları dah da uygun) bardakların dibine birer kaşık krema karışımı koyup üzerine elma suyuna batırarak ıslattığınız kedi dili bisküvilerinden koyun üzerine muz ve çilek karışımını koyup tekrar krema – kedi dili – meyve karışımı olacak şekilde bardak dolana kadar dizmeye devam edin.
En üste birer kaşık krema gelecek şekilde miktarı ayarlamaya çalışın.
Bu tatlı buzdolabında birkaç saat durabilir ama ertesi güne kalırsa güzel olmaz. Aynı gün içinde tüketmenizi tavsiye ederim. Ama zaten merak etmeyin o kadar nefis oluyor ki ertesi güne kalmayacaktır;)

>Mermer kek

>
Bu haftasonumuzu Köyceğiz Dalyan’da geçirdik. Önümüzdeki sezon işletmesini üstlendiğimiz ve 17 Nisan’da açmayı planladığımız Kano Otel’de bir haftasonu geçirdik! Bizim gibi sessiz ve sakin ortamları sevenler için yılın bu mevsimi tüm sayfiye yerleri cennet gibi gerçi ama bu küçük haftasonu tatili (bugün feci yağmur yağmasına rağmen) hepimiz için çok özel bir tatil oldu. Kızlar tüm yaz tatillerini geçirecekleri bu beldeyi ve Kano otel’i gördüler ve tüm çevreyi çok sevdiler. Sezon henüz tam anlamı ile başlamadığından zaten sessiz olan ortam akşam saatleri ile birlikte iyice sakinleşti ve her yer o kadar sessiz oldu ki neredeyse biz konuşurken bile ortam sessizliğini bozmamak için fısıldar hale geldik.. Her zaman yüksek sesle konuşan Doğa’mızın konuşmalarını ise tüm Dalyan halkı dinledi sanırım:)
Köyceğiz Dalyan’da 17 Nisan’da açacağımız Kano Otel’i daha detaylı incelemek isteyenler www.otelkano.com adresinden web sitemize ulaşabilirler. Ayrıca küçük Oteller kitabının hem web sitesinde hem de kitaplarında yer alıyor.
Yukarıda Fotoğrafı görülen Mermer kek’i izmir’de hazırlayıp yanımızda götürmüştüm. Kızların İztuzu plajından topladığı deniz kabukları ile beraber masanın üzerinde hoş bir görüntü verdi. Mermer kek benim en sevdiğim kek olup çocukluğumda bazen doğumgünü pastası olarak anneme sipariş ettiğim bir kek’tir:)Adını görüp de sert bir kek olduğunu sanmayın lütfen:) adı alacalı görüntüsünden dolayı”mermer” yoksa aslında yumuşacık ve lezzetli bir kek.. Ben orjinal tarife ilaveten damla çikolata ve ceviz ekliyorum(illa bir değişiklik yapmam gerek yani:) Burada görünen kek aşağıdaki tariften çıkan miktarın yaklaşık 2/3’ü. 1/3’lük kısmını başka bir kalıpta yaparak buzluğa atıyorum. Hamurun yaklaşık 2 misli kadar kabaracağını hesaplayarak uygun boyutta bir yada birden fazla kek kalıbına paylaştırabilirsiniz.
Ve işte bugünün tarifi:
Mermer kek
Malzemeler:
300 gr Tereyağı yada Margarin(yumuşak kıvamda-ılık)
275 gr Şeker
1 Paket vanilya şekeri
1 fiske tuz
5 Yumurta
375 gr Un
4 tatlı kaşığı(silme)kabartma tozu
3-4 çorba kaşığı süt

kakaolu kısmı için :
20 gr Kakao
20 gr Şeker
2-3 Çorba kaşığı süt

İsteğe bağlı:
3-4 Çorba kaşığı Damla çikolata
3-4 Çorba kaşığı kırılmış Ceviz

Tarif:
Fırınınızı 175 dereceye ayarlayın(orta ısı)ve ısıtmaya başlayın.
Yağı mikser ile yaklaşık yarım dakika iyice çırpın. Şeker, vanilya şekeri ve tuzu yavaş yavaş ilave ederek çırpmaya devam edin. Yumurtaları birer birer ilave ederek her yumurta için yaklaşık yarım dakika çırpın. Un ve kabartma tozunu bir kaba eleyin ve yavaş yavaş ilave edin. Son olarak sütü de ekleyin. Ve kaşıktan zor düşen ama yumuşak kıvamlı bir hamur elde edin.(gerekiyorsa 1-2 kaşık daha süt ekleyebilirsiniz) Eğer istiyorsanız bu aşamada ceviz ve damla çikolataları koyabilirsiniz. Bu hamurun yaklaşık 2/3’ünü yağlanmış kek kalıbınıza(büyük boy)dökün.
Kalan hamurun üzerine kakao, şeker ve sütü ilave edip bir daha karıştırın ve bu esmer hamuru diğer açık renkli hamurun üzerine dökün. şimdi bir çatal yardımı ile esmer ve beyaz hamuru hafifçe birbirine karıştırın. Ama çatalı çok dibine sokmadan biraz yüzeyden karıştırın ki geleneksel mermer görüntüsü ortaya çıksın:)
Eğer kekin tamamını tek bir kalıpta yapıyorsanız pişmesi yaklaşık 45-50 dakika sürecektir. Ama benim yaptığım gibi hamuru daha küçük kalıplara pay ederek pişiriyorsanız kalıbın büyüklüğüne göre 30-35 dakika yetecektir. Tahta bir çöp şiş çubuğunu keke saplayarak kekin pişip pişmediğini anlayabilirsiniz. Eğer çubuk temiz çıkıyorsa kekin içi de pişmiş demektir. Eğer çubuğun üzerinden yumuşak hamur kalıntıları varsa biraz daha durması gerekir.
Tarifin orjinali “Das Dr. Oetker Grundbackbuch” kitabından alınmıştır.

İztuzu plajından toplanan deniz kabuklarımız…

>Mozaik Pasta

>
Çocukluğumun en tatlı hatıralarından biridir “Mozaik Pasta”! Bisküvileri kıra kıra annemle beraber hazırlardık. Yıllar sonra yine yapmak istemiş ama incelediğim tüm tariflerde yumurta kullanıldığını görünce salmonella tehlikesi nedeniyle yapmaktan vazgeçmiştim. Nedense yumurtasız da yapılabileceğini düşünememiştim. Geçen yıl kızımın gittiği okulun aile birliği tarafından hazırlanan “annelerden tarifler” kitabında 2 tane birbirinden farklı yumurta kullanmadan hazırlanan mozaik pasta tarifi görünce yeni bir deneme yapmanın zamanı geldiğini düşündüm. Benim birkaç denemeden sonra her iki tarifi de biraz farklılaştırarak uyarladığım tarif aşağıda. Şeker olarak mutlaka pudra şekeri kullanın çünkü toz şeker tam olarak erimiyebiliyor ve kıtır kıtır kalıyor.

MOZAİK PASTA
Malzemeler:
250 gr Tereyağı
1 su bardağı pudra şekeri
1 su bardağı süt
1 paket (25 gr) Kakao
2 paket (400 gr) Petibör Bisküvi

isteğe bağlı Damla çikolata, kayısı, ceviz vs.
Tarif:
Bisküvileri derin bir kapta minik parçalar halinde kırın. Tereyağını eritip pudra şekeri, süt ve kakao ile karıştırın. Bu karışımı henüz ılıkken bisküvilerle karıştırın ve karışımların iyice harmanlanmasını sağlayın. Son aşamada içine katmak istediğiniz damla çikolata, fındık ceviz vs’yi de içine katın. Karışımın biraz ılınmasını bekleyin ve bir streç folyo yada alüminyum folyo’ya sararak piramit şeklini verin. Bizim çocukluğumuzda bu pastaya piramit pasta da denilirdi. Ama siz tabii ki başka bir şekil de verebilirsiniz;)Ben orjinal şekle sadık kaldım. Sonra pastanızı en az 2 saat buzluğa koyun. Şimdi yenmek için hazır!

Aşağıdaki fotoğraf yine Almanya’dan Deniz’den geldi. O da tarifi benden alıp uygulamıştı. Bu arada Alman’ların bu pasta için çok komik isimleri var.. Soğuk çene, Kiler pastası veya Soğuk Köpek!!!

>Otlu Tart

>
Yine mutfak tezgahının üzerinde çekilmiş bir bir tart fotoğrafı ve yine biraz sevimsiz bir fotoğraf. Sırf bu fotoğrafı beğenmediğim için yeni bir tart yapana kadar bekledim ve onu bu kez dilimlenmiş olarak çektim ama sonuç daha da kötü oldu. İşin kötüsü tartlar piştiği akşam bitirildiğinden ertesi gün ışıkta fotoğrafını çekme durumu da yok.. Böyle giderse ot mevsimi bitecek diye korktuğumdan artık “Otlu Tart” tarifimi bu fotoğrafla paylaşmaya karar verdim.
Bir süredir ayda bir kez Tire pazarına gitmeye başladık. Uzuuuun yıllar önce(13-14 yıl) Alman Turistleri bu pazara götüren ilk acentada çalıştığım için ben de birkaç kez Tire’ye gitmiş hem pazarını gezmiş hem de şimdilerde çok meşhur olan Kaplan restoran’da yemek yemiştim. Herşey o zaman da otantik ve çoşkuluydu. Şimdi de öyle.. Yerel zanaatin ustaları semerciler ve keçecileri elimle koymuş gibi aynı sokak içinde buldum..

Pazaryerinde en dikkat çeken şeylerden biri kadın satıcıların bolluğu. Sadece Ot satmaya gelen teyzeler değil; ki pazarda bir sokak “otçu kadınlar sokağı” diye anılıyor, hırdavat malzemelerinin başında da kadınları görebilirsiniz. Artık bu yöre kadınlarının girişkenliği midir yoksa yöre erkeklerinin tembelliği olarak mı düşünülmeli bilemiyorum!…
Tire pazarına her gittiğimizde demet demet otlarla dönüyoruz. Kavurması, Haşlaması, Böreği… Bugün vermek istediğim tarifi ise yine benim uyarlamam olan “Otlu Tart”. Böreklik olan otların hepsinden kullanabilirsiniz Isrgan(dalgan), ebegümeci, Pazı, kuzu kulağı, kara hindiba vs..
Tarif:
Malzemeler:

Tart hamuru için:
150 gr Kepekli Un
80 gr Tereyağı(soğuk)
1/4 subardağı buz gibi soğuk su
bir fiske tuz

Üzeri için
1/2 kg karışık böreklik ot
1/2 demet taze sarımsak
1/2 demet taze soğan
3-4 çorba kaşığı zeytin yağı
1 paket(200 gr) Labne peyniri
1/2 bardak süt
3 yumurta
tuz-karabiber

isteğe bağlı
50 gr ince doğranmış pastırma

İlk olarak otlarınızı, sarımsak ve soğanlarınızı yıkayıp ayıklayın ve doğrayın. (Bu iş biraz vakit alabilir) Isırgan(dalgan) kullanıyorsanız mutfak eldiveni kullanabilirsiniz. Büyükçe bir tavada (Wog tavası çok uygun olur) otları zeytinyağında çok hafifçe öldürün. Dikkat; otların sadece biraz sönmüş olmaları gerekiyor, tam pişirmeyin. Bu noktada yağdan da tasarruf etmeyin çünkü otlar mutlaka biraz zeytinyağı istiyorlar. Eğer benim gibi bir pastırma fanatiği iseniz son anda doğranmış pastırmaları da otların arasına atın. Yok ben vejetaryenim yada koku konusunda hassasım diyorsanız pastırmasız da olur. Otlar bir kenarda ılınırken hamuru hazırlayabilirsiniz.
Tart hamuru için unu bir kaba alın. Üzerine küçük küçük doğranmış tereyağını, soğuk suyu ve tuzu ilave edip mikserin yoğurma çubukları ile ya da elinizle yoğurarak sertçe bir hamur elde edin. Bu hamurun üçte ikisini iki kat streç folyonun arasına koyup tart kabınızın büyüklüğünde bir yuvarlak açın. Bu hamuru yağlanmış (26-28 cm’lik) Tart kalıbına koyun. Kalan üçtebir ile kalıbın kenarlarına şeritler yapın ve kenarlarını yükseltin. Fazla olan yükseklikleri bir bıçak ile kesip artan hamurlarla tartın üzerine minik bir desen yapabilirsiniz. Benim çiçeğim biraz aceleye geldi bu konuda benden daha yaratıcı olabileceğinize eminim:)
Bir kapta da labne peyniri, süt, yumurta, tuz ve karabiberi bir tel çırpıcı ile iyice karıştırın ve bu karışımı otlarla karıştırıp hamurun üzerine dökün. En üste elinizden geliyorsa artan hamurlardan bir süs yapın(hamuru ince koyun) yoksa benimki gibi bir çiçekle idare edin.
Önceten 180 dereceye ısıttığınız fırında üzeri kızarana kadar yaklaşık 25-30 dakika pişirin. Biraz ılınmasını bekleyip servis yapın. Eğer! artarsa dilimler halinde dipfirze koymak için çok uygun bir tariftir.


Tire pazarında Çanlar..Fotoğraf Mehmet Yalman www.myalman.com

>Tuna Dalgaları Pastası "Donauwelle"

>

Bursa gezilerimiz devam ediyor.. Bugün Uludağın eteklerindeki 7 kızık köyünden biri olan “Cumalıkızık” köyüne gittik. Yaklaşık 700 yıl önce kurulan bu köylerden günümüze kadar korunarak gelebilmiş tek köy olma özelliğini taşıyan bu köy 80’li yıllarda koruma altına alınıp “Kentsel ve Doğal sit alanı” ilan edilmiş. Bursa şehrine bu kadar yakın olup da o yıllara kadar köy ortamının hiç bozulmadan korunmuş olması bence başlıbaşına bir mucize sayılabilir. Cumalıkızık son zamanlarda çevrilen pek çok dizi Kınalı Kar, Kurtuluş vs) ve filme ev sahipliği yaptığından ünü giderek artmış ve haftasonları ziyaretçi akınına uğruyor.

Biz yaklaşık 10 yıl önce henüz yeni keşfedildiğinde köyü ilk ziyaret ettiğimizde epey viran halde olan pek çok bina aradan geçen yıllarda uluslararası koruma projeleri sayesinde aslına uygun bir biçimde onarılmış ve bir iki bina dışında orjinal dokuyu bozacak hiçbir bina yok.

Esat Uluumay tarafından düzenlenen sevimli müzesi de köy halkının geçmişi ile ilgili pek çok objeyi barındırıyor. Esat Bey’in Bursa’nın Muradiye semtinde Şair Ahmet Paşa Medresesinde izlenime açtığı Osmanlı Halk Kıyafetleri ve Takıları müzesini de 2 gün önce ziyaret ettiğimizde kendisiyle tanışmış ve müzede sergilenen kıyafetlerin, takıların, ev eşyalarının hikayesini bizzat kendisinden dinleme fırsatını bulmuştuk. Cumalıkızık müzesi 1992 yılında açılmış ve köy müzeciliğinin en güzel örneklerinden biri sayılabilir.

Cumalıkızık gezimizden sonra eve döndüğümüzde bizi yine nefis bir pasta bekliyordu. Bu kez pastanın yapımında bizzat katkıda bulundum ve birkaç püf noktasına dikkat etmek şartıyla oldukça kolay bir ama çok lezzetli bir pasta olduğunu söyleyebilirim.

İşte pastamızın tarifi:

Tuna Dalgaları
Malzemeler
Hamur için:
125 gr Tereyağı
125 gr Şeker
3 Yumurta
200 gr Un
1/2 paket Kabartma Tozu
2-3 çorba kaşığı Süt
1 çorba kaşığı Kakao Tozu

350 – 450 gr Çekirdeği ayıklanmış Vişne(dondurulmuş olabilir)
2 çorba kaşığı şeker

Kreması için:
500 ml süt
1 paket Vanlyalı Pudig Tozu
150 gr yumuşak Tereyağı

Çikolata Gazür için:
100 ml Krema
150 gr Bitter Çikolata

Yapılışı:
Pastayı yapmaya karar verdiğinizde mümkünse bir gün önceden kreması için kullanacağımız vanilyalı puding’i pişirin. Böylece pudingin oda sıcaklığına gelmesi için cambazlık yapmanıza gerek kalmaz. Ben Puding’i(Muhallebi) hazır poşet pudinglerinden kullanarak yapıyorum, paketlerin üzerinde genellikle 750 ml süt ile pişirileceği yazar, biz pasta kreması yapacağımız için daha yoğun bir pudinge ihtiyacımız olduğundan 750 yerine 500 ml süt kullanıyoruz. Eğer kendi muhallebinizi pişirmeyi tercih ediyorsanız biraz yoğun vanilyalı ve oldukça sert kıvamlı bir muhallebiyi yine 500 ml süt ile pişirip aynı şekilde kullanabilirsiniz.
Puding pişer pişmez kapağını sıkıca kapayın yada streç filmle kapatın ve öylece soğutun ki pudingin üzeri kaymak tutmasın.
Eğer dondurulmuş vişne kullanacaksanız vişneleri 2 çorba kaşığı şeker ile (su katmadan) bir taşım kaynatıp pişerken ortaya çıkan suyun süzülmesi için bir süzgüye alın. Taze vişne kullanıyorsanız sadece çekirdeklerini çıkartın ve fazla sularını almak için yine süzgüye koyun pişirme işlemine gerek yok.
Pastamızın kek kısmı için tereyağı ve şekeri birlikte çırpın yumurtaları birer birer ekleyerek çırpmaya devam edin. Un, Kabartma tozu ve sütü ekleyip biraz daha çırpın.
Hamurun kıvamı yumuşakça olmalı eğer fazla sert olduysa az miktar (1-2 çorba kaşığı) süt ekleyin. Hamurun 2/3’ünü yağlanmış kelepçeli fırın kabına koyup (26-28 cm çapında) kalan hamura 1 çorba kaşığı kakao tozunu ekleyip tekrar karıştırın. Bu kakaolu hamuru diğer hamurun üzerine ekleyip onun üzerine de daha önceden hazırladığınız vişneleri serperek dökün. Önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında yaklaşık 35 dakika pişirin.
Pastanın en çarpıcı yeri olan kreması Alman’ların Buttercreme dedikleri bir pasta kreması ve bu krema vişne ve çikolataya çok yakışıyor. Bu kremayı hazırlamanın en önemli püf noktası pudding(muhallebi) ile tereyağımızın ikisinin de oda sıcaklığında olması. Dolayısı ile pudingin birkaç saat önceden pişirilip ılıtılmış, tereyağının da en az 2-3 saat önce buzdolabından çıkarılmış olması gerekiyor. Bunu sağladıktan sonra 150 gr Tereyağını bir karıştırma kabında mikser ile çırpmaya başlayın. Bir tatlı kaşığı ile pudingten azar azar ilave ederek tereyağını çırpmaya devam edin. Tüm puding(Muhallebi) tereyağına katılana kadar azar azar ilave edin. Bu işlemi yaparken mikseri orta kademede çalıştırın. Bu işlemi yaparken 3 noktaya dikkat etmek gerekiyor:
1- Malzemeler mutlaka oda sıcaklığında olacak
2- Puding azar azar katılacak
3- Mikser orta kademede çalışacak
Bu üçünden birine uymazsanız kremanız kesilebilir ve pütürlü bir kıvam alabilir.
Kremayı başarı ile hazırladıktan sonra ahala kelepçeli kalıbında duran kekin üzerine yayın.
Son olarak Ben Mari usulü ile (İçinde su olan bir tencerenin için oturttuğunuz bir kabın içinde) krema ve çikolatayı karıştırarak eritip pastanın üzerine incecik sürün.
Pastanız yaklaşık 2 saat buzdolabında soğuduktan sonra sunuma hazır. Pastayı kestiğinizde adının nereden geldiğini anlayabilirsiniz. Pastanın keki pişerken dibe doğru kayan vişneler pasta dilimlerinin dalgalı bir görünün almasını sağlıyorlar:)

Aşağıdaki Fotoğraf taaa Almanya’dan geldi.. Deniz bu tarifi uygulayarak yapmış:) Ellerine sağlık!